HAK GELİNCE BATIL YOK OLUR

• 28/12/2007 - NEYE NİYET , NEYE KISMET !

Kategori: islam ve hayat

“Rabbim benden nasıl bir kul olmamı istiyor ?” sorusuna cevap bulmak için , Kur'an’ın anlamını okuyordum ki ; “Hadisler olmadan Kur’an anlaşılmaz” dediler . Yalnızca Kur’an’a bakarak yaşamaya kalkarsam sapıtırmışım ; karanlıklardan aydınlığa çıkaran ve dosdoğru yola ileten âyetlerle ...

Hadisleri okuyordum , “Hadislerin nesh edileni var , zayıfı var , uydurması var ; bunların kullanılış yerlerini öğrenmen için sen en iyisi bir mezheb imamına tâbi ol” dediler .

Her ne kadar , hadis imamı Buhari ; mezheb imamı Ebu Hanife’yi rivâyetçi olarak güvenilir kabul etmese de “İmam-ı Azam'ın 5 eseri “adlı kitabını okuyordum . Çünkü o , çağının zalim melikinin kadılık görev teklifini , zulme bulaşma endişesinden dolayı reddetmiş ve bu yüzden zindanda şehid edilmişti . Ebu Hanife’nin talebelerinden biri ise kadılık görevini kabul ediyordu . Nasreddin Hoca fıkrası gibi , o da haklıydı .

“Sen o yüce şahsın kitabını anlayamazsın , Aliyyul Kâri’nin yaptığı şerhini oku” diyerek bir başka boyuta geçmeye iknâ ediyorlardı bu defa .

Mezheb imamı Şafii , Kur’an âyetlerinin hadisle nasıl iptal edileceğini öğretirken ; diğer bir mezheb imamı Ahmed bin Hanbel de , Kur’an’ın sünnete değil , sünnetin Kur’an’a hâkim olduğundan bahsediyordu . Allah’ın sözlerini kim iptal edebilirdi ki ? “Nâsih mensuh âyetler” diyerek bu ilmî kılıflı zulmü yapanlar , Kur’an’ı terk edilmiş bırakanlardan olmuyor muydu acaba ?

Aliyyul Kâri şerhini okuyordum , “sen bir ilm-i hâl oku” , dediler . İlm-i hâl okuyordum ki , kafam iyice karıştı . Guslün farzlarında bile 4 mezheb anlaşamamıştı . ( 3 /5 /2 / 1 )

Afalladığımı görenler bu defa , “en doğrusu bunu bir hocaefendi eşliğinde oku” dediler . Bir de baktım ki , hocaefendilere tâbi olmuşum . “Ey Rabbimiz ! Biz reislerimize ve büyüklerimize uyduk da onlar bizi yoldan saptırdılar , derler .” ( AHZAB 67 ) âyetini hatırladım birden .

Fırkalaşmamız yetmemiş gibi herkesin farklı bir hocaefendisi ; her hocaefendinin de bir açıklayıcı (!) kitabı vardı ... Herkes , kendi yanında bulunan kitaplarla iftihar ediyor , onu öne çıkarıyordu ...

Her geçen gün , Kur’an ile arama duvarlar örüldüğünü fark ettim ki , Elçi’nin şikâyetçi olduğu “Kur’an’ı terk etme”nin bir başka yöntemiydi bu .

Bizi dosdoğru yola iletecek olan , kendisinde hiç şüphe olmayan , zayıf /uydurma /çelişki barındırmayan , Rabbimiz tarafından korunmuş , delil olduğu sabit olan ve anlaşılsın diye kolaylaştırılmış , sahihliği Rabbimizden kanıtlı olan Allah’ın Kitabına sıra gelmeyecek miydi bir türlü ?

Yoksa bu Kitap , herkesi değil de , sadece dinî makamları işgal edenleri mi muhatap alıyordu ? Sâhi , bu makamları verenler yine insanlar değil miydi ? Onların dosdoğru yol üzere olduklarına Rabbimizden bir delil ve şahitlik mi vardı ?

Halbuki onların konumu ; Allah’ın dininin yardımcıları olma yolunda birbirimize destek olacağımız , yaşarken olduğu gibi , ölürken bile birlikte olmak için dua ettiğimiz mü’minlerin konumu olmalıydı .

Allah’ın bizi serbest bıraktığı konuları ; birilerinin din adına hükme bağlamasının ve haram , mekruh , helâl isimlerini vererek dini genişletmesinin adı İslâm olmuştu . Peki , İslâm (Allah’a teslim olmak) bu muydu ?

Halbuki “Bakara kıssası” bir ibretti bize : Rabbimiz , “bir sığır kesin” diyor , İsrailoğulları sığırın rengiyle , çift sürmüş olup olmayışıyla ilgili sorular sorarak meseleyi kendilerince içinden çıkılmaz bir hâle sokmaya çalışıyorlardı ya .

Allah'ın , “tek ve hâlis , katışıksız din” dediği din bu muydu ? “Din yalnız Allah’ın” mı oluyordu bu şekilde ?

Hâşâ , Rabbimiz bize anlaşılmayan bir Kitap mı göndermişti ? Anlaşılmayan bir öğüt vermekten Rabbimizi tenzih etmeli değil miydik ?

Sanki Kur’an , sadece Elçi’yi muhatap almış ve Elçi de bizim anlayamayacağımızı düşünerek hadislere dönüştürmüş , sanki “sakın Kitab’la bağlantı kurmayın , sadece tilâvet edin , hadislerim ne güne duruyor ?” demişti .

“Trafo olmazsa , yüksek gerilim adamı çarpar”mış . O zaman , “Kur’an’a ne gerek vardı ? ” diye sorulmaz mı ? Namazlarda ve mezarlıklarda okunmasından başka bir fonksiyonu mu kalıyordu sanki ? Allah’ın bize tenezzül buyurup indirdiği kelâma uymanın yolu bu kadar zor ve dolambaçlı mıydı ?

Kur’an’ı hayatımızdan çıkarmak isteyenler , bir de “Kur’an anayasadır” demezler mi ? Şeytanın sağdan yanaşmasının bir misâli de bu olsa gerek .

Kur’an’ın , tafsilatlı kılınmakla zâten yasanın kendisi olduğu gerçeğini , tahtları sarsılacak olanların haykırmasını beklemek saflık olur tabii ki .

Bunu öğrenmek için Kur’an’ın anlamına tekrar döndüm ve şöyle bir manzara ile karşılaştım :


Kur’an , tafsilatlı (detaylı) bir şekilde açıklanmış bir Kitaptı :

* Böylece suçluların yolu belli olsun diye âyetleri iyice açıklıyoruz . EN’ÂM 55
* Bak , anlasınlar diye âyetlerimizi nasıl açıklıyoruz ! EN’ÂM 65
* İşte biz ayetleri çeşitli biçimlerde böyle açıklıyoruz . Öyle ki sana: "Sen ders almışsın" desinler ve biz de bilebilen bir topluluğa onu açıkça göstermiş olalım . EN’ÂM 105
* Şimdi de Allah , size kitabı , içinde her şey inceden inceye açıklanmış olarak göndermişken Allah'tan başkasını mı hakem isteyeceğim ? EN’ÂM 114
* Bu (din), Rabbinin dosdoğru yoludur . Biz , öğüt alacak bir kavim için âyetleri ayrıntılı olarak açıkladık . EN’ÂM 126
* Sana bu kitabı ; her şey için bir açıklama , doğru yolu gösteren bir rehber , bir rahmet ve müslümanlar için bir müjde olarak indirdik . NAHL 89
* Andolsun ki , onların kıssalarında akıl sahipleri için ibret vardır . Kur’an, uydurulabilecek bir söz değildir . Fakat kendinden öncekileri tasdik eden , her şeyi ayrı ayrı açıklayan ve inanan bir toplum için de bir yol gösterici ve bir rahmettir. YUSUF 111

Kur’an , apaçık bir Kitaptı :
* Elif . Lâm . Râ . Bunlar , apaçık Kitab'ın âyetleridir . YUSUF 1
* İman edip sâlih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah'ın apaçık âyetlerini okuyan bir Elçi göndermiştir . TALÂK 11

Kur’an , kolaylaştırılmış bir Kitaptı ; “ben öğüt alamıyorum” diyenin aklından şüphe etmesi gerekirdi :
* Biz Kur'an'ı, sadece, onunla Allah'tan sakınanları müjdeleyesin ve şiddetle karşı çıkan bir topluluğu uyarasın diye senin dilinle (indirilip okutarak) kolaylaştırdık . MERYEM 97
* Andolsun biz Kur'an'ı düşünüp öğüt alınsın diye kolaylaştırdık . Öğüt alan yok mu ? KAMER 22
* Biz Onu senin dilinle kolaylaştırdık ki , düşünüp öğüt alsınlar . DUHAN 58
* Bu , sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır ki , insanlar onun âyetlerini düşünsünler ve temiz akıl sahipleri ibret alsınlar . SÂD 29

Allah’a yaklaşmak , aracılarla değil , bizzat katışıksız olan Kitap ile olacaktır :
* Dikkat et , hâlis din yalnız Allah'ındır . O'nu bırakıp kendilerine bir takım dostlar edinenler : Onlara , bizi sadece Allah'a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz , derler . Doğrusu Allah , ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir . Şüphesiz Allah , yalancı ve inkârcı kimseyi doğru yola iletmez . ZÜMER 3

Oğuz Bakar

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

• 2008-03-03 10:59:30 - Şakkel kamer

Yazan: isimsiz
Hesap görmez.kitap bilmez cahil yobaz ve bağnazlar sürüsü cema/AT.Kur'an pek çok yerde Kamer der; arkasından hesap,takvim,vakit der.Daha ne desin.Bunca yılık ömründe başını kaldırıp, Kamere bakmayan körler.Şakkel Kamer deyince;yarık der,yarılacak der,yarılmış der.Hani hesap,hani Kitap.Hani Kamer Takvimi.Kör geldiniz yobaz ve bağnaz gideceksiniz.Herkes kendini kurtaracak.Armut piş ağzıma düş yok.Size Kur'an okuyup,anlıyacak bir ömür verilmedimi.Evet verildi amma siz bu krediyi boşe harcadınız.Yanıyorsunuz.
Bağlantı

• 2008-01-31 08:53:14 - Kurana yakın değilsiniz

Yazan: isimsiz
Şakkel kamer demek.İşte kamer takvimi deyip Şak diye ortaya koymaktır.Körler kameri takvimin bugün 23'ü kutlu olsun der.Amma kameri inceleyip doğrusunun ne olduğunu bilmez.Uzun mesele tabii ki çalışmak lazım.İşta şakkel kamer bugün muharrem'in 24'ü.Bilmiyor isen sus kör sansınlar,dilsiz sansınlar.Selamlar.
Bağlantı

• 2008-01-09 18:29:04 - Selam..

Yazan: fuadyusufoglu
Kainata rahmet olarak gönderilen Muhammed Mustafa (Sallallahu aleyhi ve selem) Mekke-i Mükarrama den Medine-i Munavvara ya hicreti bu gece olmuştur.
Hicri yıl başınızı candan kutlar, Allah-u Teala Hazretleri (c.c.) bizlere, sizlere ve bütün Müslümanlara sağlık sıhhat ve huzurlu günler getirmesini niyaz ediyorum
Hicri Yılbaşınız kutlu olsun. AMİN.
Kurban hem Kur'ani kerim okuyacağız hemde Haisi şerifler de okuyacağız Ve Alimlerimizen den ( Mezheb imamları) da faydalanıp dinimizn tamamından nasıhat alacağız ... Zaten bunlar olmaza islamiyet anlaşılmaz...
Sevgilerimle….
Bağlantı

• 2007-12-28 17:08:16 - Hayırlı cumalar...

Yazan: Beyazkalemim
"Siz hayırdan ne işlerseniz Allah onu bilir " Bakara 197
Cumanız hayır , dualarınız makbul olsun... Rabbim yar ve yardımcınız olsun.
Bağlantı

Hakkımda

Gelin... Hayatı yeniden inşa edelim.

Son yazılar

ezgiler
Biri şu Haram üretim tesislerini kapatsın!
Kölelik ve İslamiyet
Ey kavmim... Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin beni hiç din
Bebeklere hangi suçundan dolayı öldürüldüğü sorulduğunda...
İbrahim'in soruları
Modernist mülahazalar
Sünnet/birikim
Mucizeler Üzerine
Birkaç Kızılderili Atasözü
NEYE NİYET , NEYE KISMET !
HADİS-İ KUTSÎ
Hadi öğrencilere bi kıyak geçelim.
Unutkanlık mı? O da ne?
Zülkarneyn’in mesajları
Allah'ın devesine dokunmayın!!!
Ben, İnsan; Evrenin Efendisi!
Lütfen beni kurtarmayın!
Yusuf Islam Father and Son
Mahalle baskısına boyun eğme!
Ruhbanlaşma
Cinn kavramı ve Kuran’da Cinn - Cinn nedir ?
Bakmakla görmek arasındaki fark;
Mercimeğin çarptığı kızlar...
Filistin...Ümmetin yetim evladı.

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
Blog RSS
Nüzula göre Kur'an Tefsiri
İnsanlık için birşeyler yapmak isteyenlere
Kanayan bir yarayı sarmak istiyorsanız...
Filistin halkının iradesi İsrail zindanlarında
Güzel bir oyun

Kategoriler

Arkadaşlar

aldostu
sargon
mansur
islamhukuku
birdirbir
monica
kadinislamadalet
subat75
agnostik13
beyzadem23
yonelis
gurkanadam
nuruaynim
bennur76
dilaverkom
nurdemeti
nezaketbolat1
beytegiris
cemalimuhabbet
cimkim
nasibim
kardelensiz
ehlidin
chamdali
cevval
kurankuran
kuranda
salat20
Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
Son Sayfa | Sonraki Sayfa
Free Web Counters