HAK GELİNCE BATIL YOK OLUR

• 2/11/2007 - Ruhbanlaşma

Kategori: islam ve hayat
Başarabilen dâhilerin hayat hikâyeleri; yaygın olanı sorgulamanın çetin bir iş olduğunu resmeder. Zoru başaramayanların ise, mücadele sonunda, içlerine kapandıkları görülür.
 
Bu kapanış, aslında içe doğru bir kaçıştır. Mağlup olan güçlünün, kendisini cezalandırmasıdır.
 
Hz. Muhammed’in hayatının son yıllarıdır. Savaş mağdurlarıyla çoğalan eşlerinin sosyal durumu onu derinden üzmektedir. En çekilmez olanı ise, aralarında baş gösteren kıskançlıktır. Büyük insan, bir ay süreyle hiçbirisiyle birlikte olmayacağına yemin eder.
 
İşte bu noktada şu uyarıyı alır:
 
“Ey Peygamber! Allah’ın sana helâl kıldığı şeyi, eşlerinin hoşnutluğunu gözeterek, niçin yasaklıyorsun?”
 
Tahrîm Suresinin ilk ayetidir bu. Uyarı “Ey Muhammed!” şeklinde değil, “Ey Peygamber” şeklinde başlamaktadır. Yani hitabın daha başında, nebevî olana dikkat çekilmiş, ardından da ruhbanlaşma meyli kınanmıştır.
 
Evet. Meryem oğlu İsa da, Abdullah oğlu Muhammed de birer beşerdi. Yaklaşmışlar ve uzaklaşmışlar, hoşlanmışlar ve yadırgamışlar, sevinmişler ve üzülmüşlerdi. Ancak geri çekilecekleri, içlerine kapanacakları her durumda vahiyle uyarılmışlardı.
 
Onların dâhi inkılâpçılardan farkı işte buradaydı.
 
Şimdi bu noktada sözün özünü sevenlere, cevapları zor olmayan ama dile getirilmesi sayfalar tutabilecek iki sual zikredelim:
 
Yeni Ait, Hz. İsa’nın son sözünün, “Tanrım! Tanrım! Beni neden terk ettin!” şeklinde olduğunu nakleder. Eğer Hz. İsa, son sözü bu olacak kadar yaygın kötüyle mücadele etmişse, İsevîler niçin kötülükler karşısında içe kapanarak manastır hayatını tercih ettiler?
 
Cevabı birincisiyle benzeşen ikinci sualimiz de şudur. Eğer Peygamber Muhammed, bir aylığına bile olsa, tek bir konuda dini kendisine çoğalttığı için ilahi uyarıya muhatap olmuşsa, onu izleyenler, sadece on dosya yaprağına sığabilecek olan namaz tanımını niçin bin sayfaya çıkardılar?
 
Kabuğunu kıramayan özün büzüşmesi gibi, dünyevi olanın cazibesine yenik düşen dindar ruhbanlaşır. Ancak bu nebevî değildir.

Ahmet BAYDAR

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

• 2008-02-17 20:52:18 - Ruhbanlaşma!

Yazan: isimsiz
SelamünAleyküm, Ahmet Baydar bey'in 'ruhbanlaşma' konulu yazısını ilgi çekici bulduğum için,yorum yazma gereği duydum.Efendim,herkes hemen, mana itibariyle 'ruhban'kelimesini " Ruhi bir hayat yaşıyan,kendini Allah'a hizmete adamış,nefsini terbiye etmeye gayret eden" şeklinde anlayabilir.İslam'ı yaşayan ruhani kişiler ile İsa'nın takipçileri arasında bu konuda fark varmıdır! onu tam olarak bilmiyorum ama, Manastır'daki ruhaniler hamdolsun bu anlamda bir hayat sürdürmeye gayret ediyorlar.Evlenmek ya da evlenmemek onların tercihidir ve Allah c.c.hiç bir insanın evlilik hayatına karışmaz.O muhterem kişiler,bir şeyin mücadelesinden mağlup olarak, içlerine kapanmış değillerdir, onların mücadelesi nefis terbiyesidir.Hz.İsa'da evlenmemiş, hiç bir şekilde de mücadele ettiği davasında yenilmemiştir ve içine kapanık yaşamamıştır.Aksine, yüce Yaratıcı'nın buyruklarını insanlara tebliğ etmiş, bu konuda mücadele vermiş ve başarmıştır.O'nun, biz insanların kurtuluşu uğruna kurbanlık kuzu gibi, sesini bile yükseltmeden çarmıh'ta ölmeye razı olması ne büyük bir sevgidir!.Bu kurtuluşu Allah c.c.sağlamıştır bizler için ama kim iman ederse o kurtulacaktır.Ben elhamdülillah Müslüman'ım, ancak,Hoca efendilerimizin her fırsatta "tahrif edilmiştir"diyerek,okunmasını yasakladıkları Tevrat-Zebur ve İncil'i okuyup,anlıyarak iman eden bir müslüman'ım.Müslüman'ım diyen bir çok kardeş, maalesef daha iman ettim dediği Kur'an-ı Kerim'i bile eline alıp mealini okuma ihtiyacı duymamış,ne dediğini anlamamış ve bilmediği bir kitaba inanmış.Kaldı ki tahrif edildiği öne sürülen kitapları açıp okusun!!!.Bu gerçekten de üzüntü vericidir.İnsan bilmediği ve anlayıp kavrayamadığı şeylere yabancı kalıyor,hatta düşman oluyor!!.Esenlikler dilerim, isim vermediğim için okuyanlardan özür diliyorum..Hoşca kalınız
Bağlantı

Hakkımda

Gelin... Hayatı yeniden inşa edelim.

Son yazılar

ezgiler
Biri şu Haram üretim tesislerini kapatsın!
Kölelik ve İslamiyet
Ey kavmim... Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin beni hiç din
Bebeklere hangi suçundan dolayı öldürüldüğü sorulduğunda...
İbrahim'in soruları
Modernist mülahazalar
Sünnet/birikim
Mucizeler Üzerine
Birkaç Kızılderili Atasözü
NEYE NİYET , NEYE KISMET !
HADİS-İ KUTSÎ
Hadi öğrencilere bi kıyak geçelim.
Unutkanlık mı? O da ne?
Zülkarneyn’in mesajları
Allah'ın devesine dokunmayın!!!
Ben, İnsan; Evrenin Efendisi!
Lütfen beni kurtarmayın!
Yusuf Islam Father and Son
Mahalle baskısına boyun eğme!
Ruhbanlaşma
Cinn kavramı ve Kuran’da Cinn - Cinn nedir ?
Bakmakla görmek arasındaki fark;
Mercimeğin çarptığı kızlar...
Filistin...Ümmetin yetim evladı.

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
Blog RSS
Nüzula göre Kur'an Tefsiri
İnsanlık için birşeyler yapmak isteyenlere
Kanayan bir yarayı sarmak istiyorsanız...
Filistin halkının iradesi İsrail zindanlarında
Güzel bir oyun

Kategoriler

Arkadaşlar

aldostu
sargon
mansur
islamhukuku
birdirbir
monica
kadinislamadalet
subat75
agnostik13
beyzadem23
yonelis
gurkanadam
nuruaynim
bennur76
dilaverkom
nurdemeti
nezaketbolat1
beytegiris
cemalimuhabbet
cimkim
nasibim
kardelensiz
ehlidin
chamdali
cevval
kurankuran
kuranda
salat20
Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
Son Sayfa | Sonraki Sayfa
Free Web Counters